Sun 02 January 2022

14 senede ancak 14 yazı yazabildiğim (1 tanesini de beğenmeyip an itibariyle sildiğim) bloguma, micro-blog desteği ekledim. Blog'un altyapısını Pelican oluşturuyor. Çok esnek bir yapıya sahip olduğundan böyle bir özellik eklemek hiç zor olmadı.

Peki neden?

Bunun birçok nedeni var. En temel nedeni thoughts gibi düşüncelerimi paylaşabileceğim ve twitter gibi etkileşimde bulunmak istemediğim bir alana ihtiyaç duymam. Ek olarak karakter ve yazım limiti de yok. Pelican/Markdown ikilisi ile istediğim içeriği ekleyebilirim. Kim okumuş okumamış umurumda değil.

Zahmete değdi mi diye soracak olursanız, bence değdi.

İçerik yoğunluğu

Eski yazılarıma bir göz geçirdim, bazıları zamanı geçmiş konuları kapsıyor. Yazılarda gereksiz kastırdığımı farkettim. Mükemmelliyet algısıyla hazırlamaya çalışmışım. Bunca senenin ardından tekrar dönüp baktığımda aslında bunun ne kadar da gereksiz olduğu anlaşılıyor.

Bu kadar az yazı yazmış olmamın bir diğer nedeni de, blog yazılarını çok dar bir alanda hazırlamış olmamdan kaynaklı. Yıllar içerisinde birçok şey tecrübe ettim (hem alanım hem de alan dışı). Ama ne hikmetse, sanki bu blog sadece Debian ve programlamaymış gibi yazma gereği duymadım.

Neyse çok uzatmayalım micro dedik macro oldu. Umarım bu gazla tekrar yazmaya dönerim.